Ağız Yaralarının Nedenleri ve Tedavisi

Ağızda oluşan yaraları birçok durum tetikleyebilir. Bunun sonucunda konuşma zorluğundan yemek yeme zorluğuna, sıcak besinleri ağızda tutamamadan sürekli acıdan kaynaklı birçok problem hayat kalitemizi düşürmektedir. Elbette öncelikle oluşmaması için bize düşen görevleri doğru bir şekilde yerine getirmeli ve öncelikle kendimize iyi bakmalıyız. Çoğu zaman sağlığımız kendi elimizdedir. Ağzımızda yara oluşmaması için diş ve ağız sağlığına özen göstermeliyiz. Bakteri kaynaklı ağızda yaralar meydana gelmesine izin vermemeliyiz.

Ağız temizliğinin yanı sıra bilmek gerekir ki aslında ağzımı oldukça hassastır. Hastalık dönemlerinde, şiddetli ateş yüksekliklerinde, kendimizi kırgın hissetmeye başladığımızda genelde ağzımız sinyal verir. Diş etlerimiz sızlamaya başlar, bazen aft çıkar ve buda oldukça sıkıntılıdır. Böyle dönemlerde tuzlu suyla gargara yapmak çok önemlidir. bu sayede ağzımız uyuşarak acıyı daha az hissederiz. Aynı zamanda da mevcut bakterilerin ölmesiyle daha çabuk tedavi olmuş oluruz. Öte yandan stres de ağız sağlığımızın en büyük düşmanıdır. Çok çok stresli dönemler ağızda yara çıkmasını tetikler. Bunun yanı sıra çok yorgunluk zamanlarında, vücudun direncinin düştüğü zamanlarda ağız en çabuk tepki veren yerlerden birisidir.

Vitamin eksikliği de ağız yaralarının en büyük nedenlerinden birisidir. Özellikle demir ve B12 eksikliği, folik asit eksikliği sebebiyle ağızda yaralar meydana gelebilmektedir. Genel olarak aslında tam olarak sebebi tespit edilemeyen ağız yaralarında başka nedenlerde satılabilir. Bunlar sigara içmek, madde kullanmak, alerjik reaksiyonlar, tüketilen besinler, uygun olmayan diş macunları, hormonal dengesizlikler de olabilmektedir.

Tedavisine gelecek olursa. Genellikle 1 hafta-10 günde kendiliğinden geçmesi beklenen yaralarda tuzlu su ile gargara oldukça önemlidir. Ancak süreci hızlandırmak adına doktor kontrolünde antibiyotik ve gargara kullanımı da oldukça uygun olacaktır. Bu süre zarfında baharatlı asitli yiyecekler ve içecekler tercih edilmeyerek, domates, narenciye gibi asit açısından zengin besinler tüketilmemelisiniz. Aynı zamanda diş macunu olarak bu dönemde kabartma tozunu macun kıvamına getirerek bununla dişleri fırçalamakta oldukça uygun olacaktır.